Bir süre önce orjinali Harvard Business Review'da, daha sonra Ocak 2010'da Türkçesi Capital'de yayınlanan “İnovasyon’cu DNA’sı” adlı makaleyi okumanızı öneririm. İnovasyoncuların sahip oldukları beş önemli yeteneği anlatıyor. Bu yeteneklerin ilki İişkilendirme, ikincisi Sorgulama, üçüncüsü Gözlemleme, dördüncüsü Deney Yapma ve sonuncusu İlişki Ağları Kurma. Tüm bu yeteneklerin üzerine makale aynen bir önceki yazımda değindiğim gibi"çalışmak, çalışmak, çalışmak" diye bağlanıyor.
Bu yeteneklerden, ilişkilendirmenin ne kadar önemli olduğunun altını çizmek için şu ayaklardan çıkmayan rengarenk, hafif Crocs’un henüz on yılını doldurmadan yakaladığı başarıya değinmek istiyorum.
Eğer hikayeyi biliyorsanız, ilk baktığınızda Crocs’un başarısında sanki inovatif bir yön yokmuş gibi görünüyor. Çünkü ürün zaten Foam Creations adlı firma tarafından üretilen bir ürün, yani ürün inovasyonu yok. Ancak işte burada bir iş modeli inovasyonu ve İnovasyoncuların DNA’sında merkezi bir rol oynayan ilk yetenek devreye giriyor: İlişkilendirme.
Üç arkadaş yaptıkları yelken yolculuğunda giydikleri ayakkabıya farklı bir gözle bakıyor, ayakkabının kendi beğendikleri yönünü diğer denizcilerin de beğeneceğine duydukları inançla Foam Creations firmasından aldıkları bir miktar ayakkabıyı Florida Tekne Fuarı’nda satışa çıkarıyorlar. Yükselişin ikinci aşaması ise, denizciler için satışa sunulan bu ayakkabının rahat ve hafif olma özelliğinden ötürü gün içerisinde ayakta duran doktorlar, garsonlar vb meslek sahipleri tarafından da kendi ihtiyaçları ile ilişkilendirilerek satın alınması ile geliyor. Yani basit bir ürünün özelliklerine farklı bakış ve ardından gelen farklı meslek sahiplerinin ihtiyaçları ile ürünün özellikleri arasındaki kesişmeler bu hayranlık uyandıran başarıyı doğuruyor.
İnovasyonun özünde yaptığımız her işe ürettiğimiz her ürüne farklı bir gözle bakmak yatmıyor mu? İşte bu nedenle bu alandaki tüm gurular şirketimize dışarıdan bakmamızı öneriyorlar. Bunu başarabilmek için de sosyal bağlarımızı büyütmemiz, farklı iş alanlarından farklı konumdaki kişilerden oluşan bir çevre kurmamız ve onlarla hep spor veya moda üzerine değil zaman zaman şirketimizin iş alanı ve ürünlerimizin giderdiği ihtiyaçlar üzerine de sohbetler etmemiz gerekiyor.
Sevgilerimle,
21 Nisan 2010 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder