5 Nisan 2011 Salı

ADA ile başlayan bağlılık...






Sevgili kızım 45 günlük.

Oğlumun sömestre tatilinde hep birlikte olabilmek için izin aldım. Bugün gazetede öğrendik ki Tepe Nautilus’ta D&R açılmış. Hem bizim tüm AVM’lerdeki uğrak yerimiz olduğundan hem de evdeki uzun süredir unuttuğumuz bebekli ortamdan biraz kaçmak için atladık gezmeye gittik.

Tabii saatler geçirdik yine kitapların, CD’lerin ve DVD’lerin önünde. Uzun zamandır çıkmasını hayal ettiğim Zülfü Livaneli’nin albümlerini raflarda görünce sevinçten havalara uçtum ve hepsini topladım aldım. 11 albümlük serinin ilk ikisi hariç diğerlerini kaptığımız gibi eve geldik. Bu albümleri alırken bir babanın çocuklarına bırakabileceğini en güzel koleksiyon olduğunu düşünerek aldım. Daha önce ben de büyük ustanın orjinal CD’leri vardı ama eşe dosta verdiklerimiz bir daha geri dönmedi ve ustanın bu albümlerini dinlemekten yoksun kalmıştım.

Ustanın 40. Sanat yılı bu yıl. Ben gerçek anlamda onunla 1984’te çıkardığı ADA albümüyle tanıştım. Yani 27 yılına bizzat tanıklık etmişim kendisinin. ADA albümü çıktığı yıl ben ODTÜ’ye girmiştim. Gece gündüz dinlerdik bu albümü. Şarkıların hepsi halen ezberimde. Önce ADA’yı koydum CD çalara. İçinden Zülfü Livaneli imzalı kendi el yazısıyla hazırlanmış, üzerinde “Kırk yıldır, bu şarkılara sahip çıkan, savunan, gençlere öğreten can dostlarıma teşekkürler” yazıyor. “Asıl biz sana teşekkür ederiz” dedim kendi kendime. “Sanat hayatındaki tüm baskılı, sıkıntılı yıllara rağmen bu ezgileri bize ulaştırdığın, dinlettiğin için.”

Sonra GÜNEŞ TOPLA BENİM İÇİN’i dinledim. ADA’dan sonra iki yıl geçmişti. Çıkmasını dört gözle beklediğimiz bir albümdü. Ankara’da Zafer Çarşısı’na gidip kaseti alışımız gözümün önünden gitmiyor. Sevingül Bahadır'la bu albümde tanıştık, Eurovision'a katılmadan önce.

Hemen ardından GÜNLERİMİZ’i dinledim. Usta’nın benim için en büyük eseri Kardeşin Duymaz’ı dinlerken yine üniversite yıllarım geçti gözümün önünden. Hepimiz için rahmetli Uğur Mumcu ile özdeşleşmiş Yiğidim Aslanım’ı dinlerken tüylerim ürperdi. Düşünsenize biz bu albümleri dinlerken Mumcu sağ ve köşesinde yazıyordu.

Bu albümleri dinlediğimde 17 yaşında üniversiteli bir gençtim. “Bu şarkıları dinlerken böyle güzel çocuklarım olacağı hiç aklımdan bile geçmemişti.” dedim eşime, kucağımda minicik kızıma bakarak.

Umarım bir 27 yıl daha Zülfü Livaneli’nin şarkılarıyla geçer. Yeni albüm çıkarır mı bilemem ama elimdekiler beni uzun süre götürür. Yeterki onun da bizimde sağlığımız yerinde olsun.

Zülfü Livaneli severlere bu koleksiyonu kaçırmamalarını tavsiye ederim. Elinde mevcut olanlarsa tekrar dinlememeliler, eğer uzun zamandır dinlemedilerse...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder